SANAT AKIMLARI ve PSİKOLOJİ
- Beyzanur Odacı Cantürk

- 10 Ağu 2021
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 15 Ağu 2021
Sizce değişen sanat akımları insan psikolojisini ne ölçüde etkiler? Dünya gündeminin değişmesiyle ortaya atılan akımlar mı insan psikolojisini dönüştürür, değişen insan mı bu akımları oluşturur? Arada tam bir nedensellik bağı kurulabileceğine inanmıyorum. Ancak koralasyonel bir bağ çerçevesinde düşünebiliriz. Her ne olursa olsun sanat ve psikoloji kavramları şiddetli bir biçimde etkileşim halindedir. Çağlardan çağlara değişen mimari, güzellik algısı, edebiyatın konu edindikleri ve işleniş biçimi, dinlenen müzikler, heykel sanatı ve dahi tüm sanat alanlarında bu etkiyi görebiliyoruz. Sanat tarihi okumak hoşa gidenin, estetik olanın insanca bir yerden değişimini gözler önüne seriyor.
Tekkoç (2016), makalesinde şu biçimde aktarmıştır; “Sanatçılar toplum hayatının bir parçası olarak toplum yaşamında var olan düşünce sisteminden etkilenirler. Çağların ve toplumların sahip olduğu anlayış; bilimsel gelişmelerden, toplumsal ve ekonomik hareketlerden etkilenir ve bunlar ile değişime uğrar. Toplumların dünyaya ve varlığa bakışları, inanç ve değerleri, çağın getirdiklerine göre değişmiş ya da yeniden tanımlanmıştır. Sanatçıların ürünleri, çağların kavrayışlarını içine alan bir yüzeyde oluşur ve toplumda süregelenlerin bir yansıması olarak var olur.”
Bir sanat eserini bu bağlamda kısaca incelemek istiyorum. Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu isimli etkileyici eserinde dönemin sanat anlayışındaki değişimleri de görebiliyoruz. Esasen Notre Dame bakımsızlığı nedeniyle yıktırılmak istenmiş ancak Victor Hugo halkın ilgisini çekmek için bu eseri kaleme almış ve katedrali kurtarmanın yanı sıra yenilenmesini de sağlamış. Matbaa o dönemin yeni icatlarındandır ve aynı zamanda Hugo için oldukça önemlidir. O zamana kadar insanın sanatla kendini ortaya koyuşunda yoğun yer kaplayan mimarinin yerini alabilecek niteliktedir kitaplar. Çünkü mimari yok olabilir ancak matbaa sayesinde kitaplar çoğaldıkça daha korunaklı hale gelir ve evrenselleşebilir. Aynı zamanda o dönemde idamın normalleştirilmesinin ve ruhban sınıf ile monarşinin sert eleştirisi de yapılmaktadır. Görüldüğü üzere çağın değişimi sanat eserine yansımıştır. Bu biçimde düşünme şekilleri etkilenmiş ve insanın gelişimine katkı sağlanmıştır.
Halis sanat diyebileceğimiz eserler ise ortaya koyulduklarından beri onlarla içten bağlar kuranlar için hiç bir değişime uğramamıştır. Her dönemde kabul görmüş ve anlamlılıklarını korumuşlarıdır. Ve belki de insanın tüm yapıp etmeleri içinde en değerlileri olarak değişime yol açmışlardır.
Kaynakça
1. Tekkoç, A. V. (2016). 1900’lerden Günümüze Toplumsal Olaylar ve Sanat. Yayınlanmamış yüksek lisans tezi, İstanbul Arel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Yorumlar